Kentsel dönüşüm, Türkiye'nin birçok bölgesinde yapı stokunun yenilenmesi amacıyla yürütülen önemli bir süreçtir. Ancak bu süreç, genellikle yalnızca gayrimenkul sahiplerini değil, aynı zamanda kiracıları da etkileyen hukuki boyutları içerisinde barındırmaktadır. Kentsel dönüşüm projeleri, kiracılara belirli haklar tanır ve bu hakların başında gelir tazminat hakkı. Peki, kentsel dönüşümde kiracıların tazminat hakkı nedir? Hangi durumlarda kiracılar tazminat talep edebilir? İşte tüm bu soruların yanıtları…
Kentsel dönüşüm, yerleşim alanlarının yeniden yapılandırılması, fiziksel çevrenin iyileştirilmesi ve bu süreçte sosyal donatıların oluşturulmasını kapsayan bir süreçtir. Genellikle deprem riski taşıyan yapılar, eski ve deforme olmuş yerleşim alanları bu çerçevede ele alınır. Türkiye’de kentsel dönüşüm projeleri, 6306 sayılı “Afet Alanlarının Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” ile somut bir şekil almıştır. Bu süreçte mülk sahibine yeni bir konut ya da iş yeri verilmesi hedeflenirken, kiracıların durumu sıkça göz ardı edilmektedir. Ancak, kiracıların da bu süreçte tazminat alma hakkı bulunmaktadır.
Kentsel dönüşüm projelerinde kiracıların tazminat alma hakkı, çeşitli kriterlere bağlıdır. İlk olarak, kiracının taşınmazda ikamet ederken yapılan dönüşüm çalışmalarında hak kaybı yaşamaması için tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu süreçte kiracıların, ev sahipleri veya geliştirme şirketleri ile anlaşmazlık yaşamaları durumunda, mahkemeye başvurma hakları da vardır. Örneğin, kiracı önceden yapılan anlaşmalara rağmen belirli bir süre içerisinde, ev sahibi tarafından tahliye edilmeye zorlanıyorsa, maddi kayıplarını karşılamak için tazminat talep edebilir.
Kentsel dönüşüm alanında kiracılara sunulan tazminat hakkı, yalnızca tahliye süreçleri ile sınırlı değildir. Kiracılar, kentsel dönüşüm projeleri kapsamında yeni konutlara geçiş yaparken veya farklı bir lokasyona yerleştirilmeleri durumunda da maddi tazminat talep edebilirler. Bu tazminat, kiracının yaşadığı mekanın kira değerine, taşınmazın konumuna ve kiracının yaşam standartlarına göre şekillenmektedir. Kiracıların, bu süreçte haklarını korumak amacıyla bir avukata başvurarak doğrudan hukuki destek almaları önerilmektedir.
Tazminat haklarının kullanılması gerektiğinde, bazı önemli noktaların göz önünde bulundurulması önemlidir. Kiracıların, öncelikle hangi durumların tazminat talep etme hakkı doğurduğunu iyi bilmesi gerekir. Kira sözleşmesini ihlal eden bir durum meydana geldiğinde, kiracının mağduriyetini belgelemesi, tazminat talebi için elzemdir. Kiracının yaşadığı dairenin durumunu, sözleşme kapsamını ve tazminat talep etme nedenini açıkça ortaya koyması, süreçteki hak kayıplarını minimize etmek açısından kritik öneme sahiptir.
Ek olarak, kiracıların haklarını koruma altına almak için, kentsel dönüşüm sürecine dahil olan şirketlerle yapılacak görüşmelerde dikkatli olmaları ve yazılı belgeleri saklamaları önerilir. Taşınmazın durumu, kira sözleşmeleri ve her türlü yazışmanın düzenli şekilde belgelenmesi, ileride yaşanabilecek hukuki süreçlerde kiracının lehine olacaktır.
Kentsel dönüşüm zamanında kiracılara tanınan tazminat hakları, kamuoyunun dikkatini çeken önemli bir konu olmuştur. Ülkede pek çok toplu konut projesinin hayata geçirilmesi ve değişen yapı stokları ile birlikte kiracıların haklarının korunması da her geçen gün daha da önem kazanıyor. Bu nedenle, kentsel dönüşüm projelerinde kiracıların haklarının gözetilmesi ve tazminat taleplerinin dikkate alınması, hem toplumsal adalet hem de insan hakları açısından büyük bir önem taşımaktadır.
Sonuç olarak, kentsel dönüşüm süreçlerinin her aşamasında kiracıların da haklarının gözetilmesi gerektiği unutulmamalıdır. Kiracılar, yaşadıkları hak kayıplarının oluşmaması için bilinçli hareket etmeli ve haklarını talep etmekten çekinmemelidir.